Basitleştiriniz.

Salı, Ocak 23, 2018

Merhaba!

Öyle upuzun bir aradan sonra yeniden gelme girizgahları yapmayayım, konuya geçeyim ben.

Yavruladım malum, en son postun sabahının körüsünde -hava daha aydınlanmamıştı bile- kucağıma bir kız çocuğu tutuşturdular o gün bugündür de feleğim şaştı, 29 Ekim’de gelmek istedi dedik, bayram çocuğu dedik ne âlâ da, hakikaten bayram gibi maşallah bir dakika durmuyor 😀  Neyse konumuz kendisi değil zira kendisine bayılıyorum. Konuya girince çıkamıyorum, küçük avuçlum ❤

Konumuz şu ve şunlar:

2018’e girerken öyle büyük büyük kararlar almadım, 2017 bir kaç nokta atışı tarihi de bulunan, bol kayıplı ve yamuklu bir yıl oldu benim için. Öyle de minik çocuğu var aman durayım, rengimi belli etmeyeyim filan da demedi batırdı batırdı iğnelerini; ama herhalde gerçekten küçük çocuğum olduğundan, üzerinde durmaya da halim kalmamışsa demek, kalıcı bir hasar da bırakamadı. Canı sağolsun.

Fekat durur muyum ben? durmadım, küçük küçük kararlar aldım tabisi, aksi bana yakışmaz! 🙂

Kararlar silsilem:

0! Tıpkı blogun oluşma sürecinde ve hayatımın hatrı sayılır bir döneminde de olduğum gibi bilinçsiz bir tüketici olmak yerine “değerlendirici!” olmak. (bu değişimi deneyimledim, bazı ufak tefek keyiflerden özgür irademle kopmasam da gayet iyi gidiyorum.)

1! Her yerde, her vakitte, her alanda basitleştirme ya da sade yaşam! yani özde “ta-sar-ruf!” buna 2017 sonlarında başladım, nasıl da gecikmeli nasıl da gerekli bir konuymuş oysa, ah canım genç kendim seni fena hırpalamışım.! (En azından maddi yönden, ufacık dikkatlerle elektrik faturasını 1.5 ayda 24 lira indirebilince somut sonuçlarını da görmüş oluyorsun.) -hayır canım ömrüm boyunca biriktirdiklerim de yanıma kâr kaldı, onlardan vazgeçecek değilim.-

2! devamlılık ya da daha doğrusu “devinim!” öyle far görmüş tavşan gibi kalakalmamak yani.

3! Sıradan, günlük, sakin yaşamımda “mesleki hırpalanmaya son!” her insan gibi benim de şarjörlerim var. En mühimi ‘Birilerine iyi gelmek’-ti! Hala da öyle; ama artık sevdiğim bir zararlı alışkanlıkmışçasına -hayati ve insani durumlarda kullanılabilmek şartıyla-, bırakmak için mücadele ediyorum. İyi bir bağımlı ama daha iyi bir mücadeleciyim şükür.

4! Başladığım, ucundan yakaladığım her işi, ‘iyi’ değerlendirme ölçüsünde, “tamamlamak!” mesela örgü, mesela eğitim, mesela ütü adı her neyse işte. Yeni bir şeye heves etmeden elimdekini bitirmek aslında, aslında 0! minvalinde hareket etmekle çok benzer ama aynı zamanda çok farklı.

5! “Form kazanma!” kendim için en iyi fiziksel ‘form’uma ulaşabilmek, ne eski ne de yepyeni.

Bu kadar. En az 6’da 3 bana yeter ama 6’da 6’ya kendime bir küçük altın takarım.

Söylemeden geçemeyeceğim… 2018’e gireli 23 gün oldu. 2018’de toplamda 3 şey diledim. Biri imkansız gibi bir şeydi; çünkü  yaşadığım şehrin neredeyse civar köylerinden birinde yaşıyorum! Bu çorak banliyöye muhteşem kahveleri ve lezzetleri olan İtalyan konseptli bir cafe açıldı. Sürekli gittiğim cafe zincirinin en beğendiğim şubesinin yanında sönük kalacağı kadar güzel. -üstelik ne ben kuzgunum ne de bu cafecik şahin :)- Güpgüler yüzlü sahipleri, ders çalışmak için düzenlenmiş bir bölümü, wireless’ı her bir şeyi var 🙂 Evden çıkıyorsun 250 adım sonra hedefe ulaşıyorsun. Arabaya binmiyor, yanına uzun yol ihtiyaçlarını almıyor, gittiğinde yer bulma endişesi yaşamıyorsun. Dört köşeyim!

turuncu.

Yorum yap