‘just mürüwedding’ :)

Pazartesi, Eylül 3, 2012

heyyoo ! evliliğimizin 1. yılının dolmasına çok az bir süre kaldı, zaman gerçekten çok hızlı geçiyor 🙂 ‘ee o zaman 1. yılı karşılama şerefine bir kaç fotoğraf eklemeli turuncu’nun düğününden’ dedim ve döndüm kürkçü dükkanıma..

bu fotoğraf yazıya ismini veren fotoğraf 🙂

just mürüwedding 🙂

 

gelinliğim hayalime düştüğünde, ‘klasik bir gelin arabam olmalı’ demeye başlayan bir hatun kişi olarak, gelinliğim hayalimdeki gelinlik olamadıysa da, gelin arabamız hayalimdeki gibi pembe bir plymouth’du.. 🙂 (gelinliğimden de hayli memnunum yanlış anlaşılmasın, sadece yıllarca hayalini ördüğüm gelinlikten bambaşka olmak durumunda kaldı o kadar :))

pink plymouth 🙂

düğünüme ilişkin bütün detaylar kolayca anlaşılacağı üzere pembeydi. Gelin arabamız, ayakkabılarım, nikah şekerimiz, Tümay’ın mendili ve kol düğmeleri, gelin kuşağım ve daha bir sürü şey 🙂

 

Gelin buketim başaklar, sosyete şekeri 🙂 ve renkli kelebeklerden oluşuyordu. Tamamen gelin tarafından tasarlanıp, yapıldı 🙂 Buyrunuz..

 

the butterfly effect 🙂

 

Davetiyeler ve nikah şekerleri koordineli hizmet verdiler. Davetiyelerde ‘Çiğdem ve Tümay’ın birbirlerine evet diyecekleri bu özel günde..’ yazıyorken, şekerlerde ‘Çiğdem ve Tümay birbirlerine evet dediler’ yazıyordu. Tam bir takım çalışması yani 🙂 Şekerler tamamıyla benim tasarımım olup, nişan şekerimizin devamı niteliğindeydi. Yapım aşamasında periliçem, kocim ve ben yer aldık 🙂

    

 

 

 

 

 

 

 

Tümay’ın kol düğmeleri ve çiçeğimin nazar boncuğu..

kol düğmesi ve nazar boncuğu 🙂

Fotoğraf çekimi için dış mekan tercihimizi Anadolu Medeniyetler Müzesi ve Tren Müzesinden yana kullandık. Anadolu Medeniyetler Müzesindeki çekimlerde fotoğrafçımız yaratıcı kareleriyle Sami Sertçakar , Tren Müzesindeki çekimlerde ise her dokunduğu işi mükemmelleştiren, canımdan çok sevdiğim dostum Deniz Önder‘di..  

Çekimlerde çok eğlendik, bu durum fotoğraflara da hayli yansımış zaten. Sonrasında evlenecek olan 9 arkadaşım bana fotoğrafçımızı sordu 🙂 Ben de Ankara için Sami’yi İstanbul için de Deniz’i önerdim. (kendilerine ulaşmak isteyip de ulaşamayanlar benimle iletişime geçebilirler)

‘alice in wonderland’ by Sami Sertçakar 🙂

Fotoğrafta ki ahşap valiz evimiz için aldığımız ilk eşyalardan biriydi, evlenmeden önce kullanmış olduk 🙂 Şemsiye ve fötr şapka ise Tümayın gardrobundan.

Bu fotoğraflar da Denizimin kadrajından 😉

Tren Müzesi ve turuncu 🙂

 

Bu karede kocime ‘you can stand under my umbrella’ demiş bulunuyorum ! 🙂

you can stand under my umbrella 🙂

ve işte bunlar benim ‘mürüwedding’ günümü anlatır nitelikte.. Düğünden sonra  ‘düğünde de turuncu bekliyorduk’ cümlesini defalarca duydum, ama turuncu nişanımın rengiydi ve ben devamı niteliğinde olsun istiyordum. Bunu sağlayabilmenin en güzel yolu da renkleri ayırmak olacaktı.  Şimdi dönüp geriye baktığımda her şeyin içime sindiğini görüyorum. Kendi hayallerini mümkün olduğunca gerçekleştirebilmek, kendi yaratıcılığını (artık ne kadarsa:)) kullanarak hayatına yön vermek  gurur verici.

Nice yıllarımıza diyerek bitiriyorum bu upuzunnnn ve bol fotoğraflı yazımı.

te veo 😉

Comments are closed.